in

Japon Mimarisinin Özellikleri

Zen felsefesine dayanan mimarileri ile adını duyuran geleneksel Japon mimarileri, MS 5. yüzyıldan bugünlere kadar uzanan bir geçmişe sahip olup minimalist ve sadeliğin ön planda olduğu kiremit veya saz çalılardan oluşan hafifçe yükseltilmiş ahşap binalardan oluşan mimari yapılardan bir araya gelir. Peki “Minka” adı verilen bu evlerin özellikleri nelerdir?

Adalar ülkesi olarak tanıdığımız Japonya, sadelik ve minimalistliğin ön planda olduğu, saz çalı ve kiremitlerden oluşan hafifçe yükseltilmiş ahşap binalardan oluşan geleneksel mimari yapılarıyla tanınmaktadır. Japon kültürünün ve tarihinin önemli parçalarından biri olan bu yapılar MS 5. yüzyılda başlayıp bugünlere kadar uzanan bir mimari geçmişe sahiptir. 1338 – 1573 yılları arasında tasarlanan Shoin- Zukuri mimari yöntemi ile günümüzde halen adını duyurmaktadır. Japon evleri mimari ve iç tasarım için yapılarında kullanılan; kil, tahta, kağıt ve pirinç samanı gibi doğal malzemelerden oluşmakta olup çatıları; bulundukları iklim ile bağlantılı olarak eğimli inşa edilir.

Zen felsefesine dayanan bu mimari yapıların ana özelliği, iç ve dış ilişkilerin güçlü bir biçimde kurulması, suyun, yeşilin ve doğanın öneminin insan üzerindeki etkisini iç mekâna da taşıyor olmaktır. Geleneklerine oldukça düşkün olan bu kültürde yere yakın mobilyalar kullanılır ve oturma birimleri sade ve yalın olarak dizayn edilir. İç mekanlarda, paravanlar, kağıt malzemeler, tatami, bambudan oluşan andon adı verilen kağıt aydınlatmalar ve shoji adı verilen kapılar kullanılır. Doğal ışığın ön planda tutulduğu bu mimari de tavanlar açık bölümlerden oluşmakta olup doğal ışık alımı maksimum düzeyde tutulmuştur. Ayrıca Tokonama adı verilen, zeminden 5-7 cm yukarıda bulunan sanat köşeleri bulunur.

Geleneksel Japon Mimarilerinin Ortak Özellikleri

Fusuma: Ahşap, kağıt, karton ya da kumaş gibi malzemelerle yapılan Fusumalar, odaları bölümlendirmeye yarayan tavana gömülmüş bir biçimde soldan sağa doğru hareket eden panellerdir.

Shoji: Hem iç hem de dış duvarlar için kullanılan Shoji’ler ahşap ve bambu çerçevelerin içerisinde bulunan yarı saydam kağıttan yapılmış sürgülü panellerdir.

Wagoya: Eski Japon çerçevelerde görülen Wagoya’lar çivi kullanılmadan yapılan halat ya da ahşap bağlantılardır.

Engawa: Japon evinin çevresindeki dış koridorlardan biri olan Engawalar, Shoji ile dış panjurların arasındaki ayırıcı koridordur. Dış kepenkler açıkken evin verandası olurken kapandığında evin içerisine dahil olurlar.

Tokonoma: Geleneksel Japon mimarisinin temel unsuru olan Tokonoma, misafirlerin ağırlandığı odada duvar ile birlikte bulunan yerden biraz yükseltilmiş alana verilen isimdir.

Amado: Dış faktörlere karşı koruma amaçlı kullanılan dış panjurlara verilen isimdir. Genellikle ahşap plakalar ya da metal levhalar şeklinde tasarlanırlar.

Ranma: Genellikle süslü ahşap oymalar şeklinde görülen Ranma’lar, Shoji ve Fusuma’ların üzerindeki panellere denmektedir.

Genken: Genellikle evin girişinde ayakkabıların çıkarıldığı bölümde evin tabanından alçakta olan bölüme verilen isimdir.

Tatami: Pirinç samanından yapılan Tatami’ler, zemin kaplamalarına verilen isimdir.

Kamidana: Minyatür ev sunakları olan Kamidana’lar, etrafında yiyecek, eşya ve içecek ile sergilenir.

Ofuro: Japonca’da banyo için kullanılan Ofuro’lar ahşap olma özellikleri ile bilinirler.

Sudare: Ahşap, bambu ya da diğer doğal malzemelerden yapılmış geleneksel pencere kaplamaları olan Sudare’ler, güneşi engel olan ancak rüzgarı da içeriye alan bir yapıdadır.

İrori: Hem yemek yapmak hem de odayı ısıtmak için kullanılan İrori’ler; odanın ortasında, zeminden daha alçakta, taşla kaplı bir çukur bölümdür.

Shoin- Zukuri Tekniği Nedir ?

Özü Zen felsefesine dayanan ve Sukiya-Zukuri şeklinde de bilinen Japon Shoin-Zukuri mimari tekniği, ordu konağı, tapınak, misafir salonu gibi çeşitli yerlerde kullanılan bir Japon mimari türüdür. Günümüz Japon evlerinin temelini oluşturan bu yapı, az eşya ve sadeliği vurgulayarak doğa ile bir olmayı vurgular.

Bu geleneğe göre;

  • Sade ve organik malzemelerden yapılmış yere yakın mobilyaların kullanılması,
  • Yapılan yapının bahçesi ve içinin uyum içinde olması,
  • Mekan içinde dolaylı bir aydınlatma kullanılması,
  • Değerli eşyaların saklandığı taştan mahzen ve depolama bölümlerinin yapılması,
  • Giriş kapısında bir antre bulunması,
  • Koridor sisteminin çözülmesi,
  • Kırmızı, siyah, altın vurgulu pastel renk skalalarının kullanılması bu geleneğin başlıca özelliklerindendir.

Ne düşünüyorsunuz?

251 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Kanal İstanbul Hakkında Önemli Açıklamalar !

Ev Satışı İçin İlan Açıklamasına Neler Yazılmalıdır ?