in

Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü

JLL Türkiye(Gayrimenkul Danışmanları ve Profesyonelleri), 2020 yıl sonu Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü Araştırma Raporu’nu açıkladı. Yatırım, perakende, ofis ve lojistik sektörünün 2020 yılının son 6 ayı baz alınarak değerlendirilen raporda, bilhassa, kurdaki hareketliliğin ve pandemiye yönelik küresel faaliyetlerin sektörlere etkileriyle beraber 2021 yılı öngörüleri yer alıyor.

Ticari gayrimenkul alanında finansal ve profesyonel hizmetler veren ve Yatırım yönetimi danışmanlığı sunan JLL Türkiye’nin raporuna göre, 2021 sektöründe sektörlerin tekrar talep görmesi için pandemi tedbirlerinin sona ermesi bekleniyor.

Rapora göre toplam AVM sayısı 447 olarak görünürken, Toplam Kiralanabilir Alan (TKA) 13,6 milyon kilometrekareye yaklaştı.

İstanbul’daki A sınıfı ofis arzı 5,6 milyon metrekareye ulaştı. Yılın son çeyreğindeki kiralama işlemlerinde, Merkezi İş Alanı (MİA) 13 bin metrekare ile ikinci pazar olarak görünürken, MİA’daki A sınıfı boşluk oranı yaklaşık yüzde 17,4 geriledi.

E-ticaretin lojistik sektöründeki işlem hacmi, yıl sonu hacmini 300 bin metrekare aşarak geçtiğimiz yılı 3’e katladı.

“Alışveriş merkezleri, pandemiye rağmen en kıymetli yatırım sınıfı”

Türkiye Gayrimenkul Yatırım Pazarı Görünümü Araştırma Raporu’na göre, dünya piyasalarıyla benzer şekilde COVID-19 salgını sebebiyle durgun bir dönem geçiren Türkiye’de, alternatif Yatırım kaynaklarının yüksek getiri sunması ve sıkılaşan para politikasının etkisiyle kira getirili mülk arayışı önem kazandı.

Yatırımlarda güvenilir kiracı ve olası koşullarının artırılması göz önüne alındığında, pandemi tedbirlerinin sona ermesiyle tek ve uzun süreli kiracılı mülklerin tekrar ciddi bir talep görmesi bekleniyor. Pandemi döneminde e-ticaret etkisiyle, lojistik depolar yatırımcının ilgisini çekiyor.

2021 yılında aynı ivme ile büyümesi beklenen e-ticaretin de etkisiyle depolama ve lojistik merkezi ihtiyacının artması ise, geliştiricilerin bu alana yoğunlaşmasının öngörüldüğünü gösteriyor. Rapor incelendiğinde, yıl boyunca konut satışlarında artış sonrası, yatırımlarının yeni geliştirme alanları ile İstanbul ve Bodrum gibi oturmuş pazarlarda canlandığı gözleniyor. Bu bağlamda, geliştiricilerin ve yatırımcıların yeni arsa arayışları ve taleplerinin ciddi anlamda arttığı ortaya çıkıyor.

Tüketici alışveriş merkezlerine yalnızca alışveriş için gitti, harcamalar 2 katına çıktı

2020 üçüncü çeyreğinde salgın tedbirlerinin gevşemesinden sonra, alışveriş merkezlerindeki perakendecilerin ciro rakamlarında kayda değer bir toparlanma görünse de Kasım ve Aralık ayında, tekrar artan kısıtlamalarla beraber alışveriş merkezi performansında yeniden bir gerileme yaşandığı görülüyor.

Rapora göre, evde daha çok vakit geçirdiğimiz pandeminin etkisiyle, 2020’nin ikinci yarısında yükseliş gösteren perakende kategorisi olarak elektronik marketler ön plana çıkıyor. Sinema ve çocuk oyun alanları gibi aktivite alanlarının ise ciddi bir dönüşüm sürecinden geçeceği ve daha esnek ve modüler çözümlerin sunulacağı 2021 yılı için perakende sektöre yönelik öngörüler arasında bulunuyor.

2021’den beklentileri düşürdü

JLL Türkiye’nin 2020 yılının son yarısını değerlendirdiği Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü Araştırma Raporu’na göre, perakendecilerin, pandemi sebebiyle ciddi bir oranda gerileyen ciro seviyelerini 2021 yılında salgın öncesi döneme çıkarmaya odaklandıkları bir dönem öngörülüyor.

Rapora göre, 2021 yılında çoklu satış kanallarıyla entegrasyonu yüksek, mağaza portföyü optimizasyonunu tamamlayan, değişen müşteri isteklerini doğru analiz eden ve kıymetli ürünler sunan markaların sağlıklı şekilde ilerleyerek ivme kazanacağı öngörülüyor.

2021 yılı için en önemli beklentiler arasında, alışveriş merkezlerinde alan kullanımı noktasının gözden geçirilmesi ve atıl alanların şehir içi dağıtım merkezi, çalışma ortamı, eğitim kurumu ve farklı eğlence konseptleriyle alternatif kullanımların hızlı uyumlandırılması bulunuyor. Salgın sonrası alışveriş merkezlerinin, daha çok açık alan barındıran ve yeşil alanlarla daha entegre olacak dönüşümüne ağırlık vermesi bekleniyor.

Ofislerde “ortak alan kavramı” değişiyor

JLL Türkiye’nin 2020 yılının son yarısını değerlendirdiği Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü Araştırma Raporu’na göre, COVID-19 salgınıyla beraber ofis ihtiyacındaki belirsizlik yılın ikinci yarısında da devam ediyor. Çok sayıda şirketin merkez küçültmeye odaklanması, ofis taleplerinde fiziksel açıdan bir değişiklik yaratıyor.

Salgının yanında deprem afetlerinin de etkisi ile açılabilir pencereli, modern havalandırma sistemleri olan ve teraslı, bahçeli inşa edilen A sınıfı ofis binaları 2020 ilk 6 ayından beri yoğun talep görüyor. Sosyal mesafe tehlikesi sebebiyle ortak alanlar olumsuz etkilediği için, çalışma ortamlarında esneklik sağlayabilen hazır ofis çözümlerine yönelik taleplerde artış gözlemleniyor.

2021’in ofis trendi: UYDU OFİS

Uzaktan çalışmanın normalleşmesi nedeniyle, “uydu ofis” konseptinin 2021 yılının ilk aylarında hayata geçirilmesi bekleniyor. Piyasaya eklenecek 1 milyon metrekarenin üzerinde yeni arz ve artması muhtemel boşluk oranı göz önüne alındığında, yeni ofis geliştirme projelerinin ortaya çıkması beklenmiyor.

“E-ticaret lojistik pazarına yön veriyor”

JLL Türkiye’nin 2020 yılının son yarısını değerlendirdiği Türkiye Ticari Gayrimenkul Pazarı Görünümü Araştırma Raporu’nda, Türkiye’nin birincil lojistik pazarı İstanbul ve Kocaeli illerini içine alan Marmara Bölgesi, başlıca lojistik alt pazarları ise İstanbul Avrupa yakasında Hadımköy ve Esenyurt, Asya yakasında Tuzla, Kocaeli’de ise Gebze, Çayırova ile Dilovası olarak görülüyor.

COVID-19 salgınının etkisiyle perakendecilerin online satış kanallarına yaptığı yatırımların, kayda değer bir ivme kazandırdığı e-ticaret, 2020 yılının ikinci yarısında da lojistik pazarına yön vermeye devam ediyor.

Depoların fiziksel özellikleri de perakende lojistiğini etkileyen diğer bir etken olarak ön plana çıkıyor. 2020 yılının ikinci yarısında e-ticaret operasyonlarına uyumlu ve otonom sistemlerinin kurulumuna elverişli depolara yönelik talepte artış gözlemlenirken, inşaat ve arsa maliyetlerinin yüksek seyrinin yanı sıra, TL’nin hızla değer kaybetmesi sonrası Türk Lirası üzerinden kira sözleşmelerinin yapılmasına dair yapılan düzenlemeler de kira gelirlerinde yaşanan kayda değer düşüş sebebiyle depo geliştiricilerin yeni depo iştahını olumsuz etkiliyor.

“Lojistik sektörünü 2021 yılında e-ticaret yönlendirecek”

Rapora göre, e-ticaretin depo talebini yönlendiren birincil sektör olarak 2021 yılında da önemini koruması bekleniyor. Özellikle perakendeden kaynaklanan depo talebindeki artış ivmesinin 2021’de benzer bir düzeyde devam edeceği öngörülürken, inşaat durumundaki arzın sınırlı olması sebebiyle kira fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskının söz konusu olabileceği belirtiliyor.

Pandemi nedenli kısıtlama kararlarıyla beraber ortaya çıkan kayda değer talebi karşılamak için, perakende lojistik süreçlerini iyileştiren marketlerin etkisiyle kent lojistiği kavramının gündeme geldiği de 2021 yılı beklentileri arasında bulunuyor. E-ticaretin hitap ettiği müşteri tabanının genişlemesi ile kent lojistiğine yönelik dönüşümlerin ivme kazanabileceği öngörülüyor.

Genel anlamda yerli aktörlerin hakim olduğu lojistik piyasasının değerlendirildiği raporda, 2020 yılının ikinci yarısında farklı ülkelerden yabancı kiracıların ve yatırımcıların ilgisinde kayda değer bir artış gözlemlendiği, söz konusu ilginin artan bir ivme ile 2021 yılında da devam edeceği ve piyasa aktörlerinin menşei bakımından çeşitleneceği belirtiliyor.

Ne düşünüyorsunuz?

186 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Çekme Mesafesi Nedir ? Çekme Mesafesi Nasıl Hesaplanır ?

İller Bankası’ndan Kentsel Dönüşüm Desteği