in

Yetkilendirme Sözleşmesi Nedir ?

Yetkilendirme Sözleşmesi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli ?

Yetkilendirme sözleşmesi, tüzel kişilerin ya da ticaretle uğraşanların aralarında doğmuş olan bir uyuşmazlığın çözümü için bir veya birden çok mahkemeyi yetkilendirdikleri sözleşmelere verilen isimdir. Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunu’nun 17. maddesine göre taraflar arasındaki davalar, yalnızca bu belirlenen mahkemelerde görülebilir. Ancak aynı kanunun 18. maddesine göre eğer taraflar arasındaki konu kendilerinin tasarrufu dışındaysa bu durumda yetki sözleşmesi yapılması imkansızdır. Peki yetki sözleşmesi nasıl yapılır ? Bu sözleşmenin geçerli hale gelebilmesinin şartları arasında yazılı olarak düzenlenmesi, sözleşmede iki taraf arasındaki hukuki durumun belirlenmesi ve yetkili bir ya da birkaç mahkemenin gösterilmesi yer alır. Ayrıca yetkilendirme sözleşmeleri yalnızca tacirler ve tüzel kişiler arasında yapılır. Herhangi iki gerçek kişi arasında bir yetki sözleşmesinin yapılması olası değildir; yapılsa dahi geçersiz sayılacaktır. Buna ek olarak bu sözleşme belirli bir uyuşmazlık veya anlaşmazlıkla ilişkili olması gereklidir.

Yetkilendirme Sözleşmesi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli ?

Emlak sektöründeki tüzel kişiler tarafından sık sık kullanılan hukuki araçlardan biri de yetki sözleşmesidir. Örneğin satılıklar veya kiralık mülklerle ilgili emlak komisyoncusu ve taşınmazın sahibi ya da yetkilisi arasında yapılan yetki belgesi sözleşmesi… Bu sözleşmenin konusu ise belgede bilgileri bulunan gayrimenkulün, üçüncü bir şahsa satışı ya da kiralanması için komisyoncunun yetkilendirilmesini içerir.

Yetkilendirme sözleşmesi yaparken birkaç önemli noktaya dikkat edilmesi gerekiyor. Öncelikle bilinmesi gereken konu yetki belge sözleşmesinin yalnızca tüzel kişiler ya da tacirler arasında yapılabildiği. Ayrıca sözleşme için çok sayıda mahkemenin yetkili kılınabileceği ve bu sözleşmenin yazılı olarak yapılması gerektiği de bilinmeli.

Yetkilendirme Sözleşmesi Şartları

Yetki sözleşmesi şartları 4 temel madde üzerine kuruludur:

  • Sözleşmenin taraflarının tüzel kişiler olması
  • Uyuşmazlık konusu ile ilgili kesin yetkili mahkeme bulunmaması
  • Taraflar arasındaki uyuşmazlığın belirli ya da belirlenebilir olması
  • Sözleşmenin yazılı yapılması

Kanun koyucu, yetkilendirme sözleşmesinin taraflarını yalnızca tacirler ya da tüzel kişiler olarak sınırlarken aslında iki taraf arasındaki güç dengesini sağlamaya çalışıyor. Örneğin banka, tüketici ve kira hukuku gibi aradaki ekonomik güç dengesi ayrımının apaçık belli olduğu ilişkilerde, güçlü taraf genellikle kendi şirketinin bulunduğu yerdeki mahkemeyi yetkili kılarak avantaj elde etmeye çalışır. Böyle adil olmayan bir üstünlüğü önlemenin tek yolu, yetki sözleşmesini yalnızca tüccarlar ya da tüzel kişilerle sınırlamaktan geçer. Yetki sözleşmesi maddelerinin ikincisi, uyuşmazlık ile ilgili kesin yetkili mahkemenin olmayışı. Burada kanun der ki: “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka dair ya da ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine ya da alıkoyma hakkına dair davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. İrtifak haklarına dair davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu davalar, çok sayıda taşınmaza dairse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri ile ilgili de açılabilir.” Kısacası, yetkilendirme sözleşmesi yapabilmeniz için üzerinde serbestçe tasarruf edebileceğiniz konularda uyuşmazlık yaşamanız gerekir. Sözleşmenin üçüncü şartı ise tarafların uyuşmazlıklarının belli olması konusunu içeriyor. Kanun, yetki sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki konunun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini vurguluyor. Bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış olması da önemli şartlar arasında. Yazılı olması bu sözleşmeler için geçerlilik şartı olarak kabul edilir.

Ne düşünüyorsunuz?

102 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Dükkan Kiralarken Nelere Dikkat Edilmeli ?

Satın Alınan Evin Önceki Borcu Kime Aittir ?