in ,

Depreme Mekansal Hazırlık ve Kentsel Dönüşüm Toplantısı Online Olarak Gerçekleştirildi

“Binanın depreme dayanaklılığını araştırmak vazifesi vatandaşa bırakılamaz. E-devlet üzerinden her binanın deprem riskini yüzde olarak vermek kamusal bir görevdir.”

Gayrimenkul İçin Strateji Platformu (GİSP) tarafından düzenlenen ‘Depreme Mekansal Hazırlık ve Kentsel Dönüşüm’ konulu Online Yuvarlak Masa toplantısında, ‘Çürük binalardan vatandaşın tasfiyesi, kentsel dönüşümde menkulleşme ve değer odaklı paylaşım modelleri, denetim-yaptırım teknikleri ve ‘Depremle Mücadele Üst Kurulu’ kurulması konusu ile ilgili görüşler tartışıldı. Deprem İçin Mekansal Seferberlik başlaması gerektiği konusunda tüm konuşmacılar görüş bildirdi.

Ali Faruk Göksu (Kentsel Strateji), Berna Akpınar (Sinpaş) ve Prof. Dr. Ali Hepşen (İstanbul Üniversitesi) sunularıyla yapılan interaktif toplantıda, deprem ile ilgili konuşmamız gereken yegane konunun, 20 yaştan büyük ve zemini sorunlu binada oturan vatandaşın nasıl tasfiye edileceği, nasıl bir finansman modeli kurulması gerektiği üzerinde duruldu. Faruk Göksu, ‘Yeni uzlaşma ve finansman teknikleri bulunması, arsa kapasitesi meselesinin çözülmesi, imar planlarının sil baştan ele alınması ve sosyal etki analizlerinin yapılması gerektiğinden bahsetti.

Berna Akpınar, her bölgenin dönüştürülemeyeceğine, bu nedenle bina güçlendirme çalışmalarının önemli olduğuna, imar barışından dolayı kitlenen kentsel dönüşüm sürecinin tekrar hızlandığına dikkat çekti.

Kentsel dönüşüm ile ilgili yeni finansal enstrümanlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ali Hepşen, EBRD ve JESSICA gibi yurt dışı fonların devreye alınması gerektiğini, gayrimenkul sertifikaları gibi menkulleşme modellerinin yeniden gündeme getirilmesinin elzem olduğunu açıkladı.

Gayrimenkul İçin Strateji Platformu (GİSP) Başkanı Hakan Gümüş aşağıdaki önemli hususları vurguladı:

‘Binanın depreme dayanaklı olup olmadığını araştırmak vazifesi vatandaşa bırakılamaz. E-devlet üzerinden her binanın deprem riskini yüzde olarak vermek kamusal bir görevdir. Bu sayede, kötü zeminde, 20 yaşından büyük binaların alım ve satımına da müsaade etmemek gerekir. Acele kamulaştırma tekniğiyle, diğer bir felaket beklenmeden bu binalar tasfiye edilmelidir. Sonra ne yapacağız sorusunun yanıtı, otomatik değerleme, menkulleşme, eksi faizli kredi sağlanması ve değer odaklı hak paylaşımı gibi yenilikçi çözümlerdedir. Hızlanmak zorundayız. Denetleme ve yaptırım konusu ile ilgili artık daha ciddi olmalıyız. Depreme mekansal hazırlığı daha organize hale getirmek için ‘Depremle Mücadele Üst Kurulu’ kurulmalı diyerek sözlerini noktaladı.

Ne düşünüyorsunuz?

210 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Toprak Kaybı ve Arazi Bozulmalarının Hızlı Geliştiği Ovalar “Büyük Ova Koruma Alanı” Kapsamında

İzmit’te 1280 Konutluk Proje Hayata Geçiyor