in ,

Deremzedelerin Hakları !

Depremde yaşanan can kayıpları için kasten adam öldürme suçundan yargılama mümkün mü ?

Deprem sonucunda evi zarar görenler belediyeye, yapı denetim kurumuna veya müteahhide dava açabilirler.

İzmir’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremden sonra çok fazla can kaybı yaşandı. Çürük binalar yerle bir olurken binlercesi da hasar aldı.

Depremde yaralananlar ya da yakınlarını kaybedenler, binaları inşa eden müteahhitler, yapı denetim firmaları ve belediyeler ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunmalı. Ölüm olaylarında bu süreç kamu davasına dönüyor. Yaralanmada ise suç duyurusu gerekiyor. Ancak her iki durum da şikayetin yapılması gerekiyor. Savcı şikayeti inceledikten sonra bilirkişi raporu istiyor ve bu rapordaki sorumlular ifadeye çağırılarak kusur varsa ceza davası görülüyor.

İzmir’de yapılan son açıklamalara göre 180 bina ağır, 190 bina orta, 1267 bina az hasar görmüş. Binlerce ailenin maddi kaybı söz konusu. Deprem sigortası bulunanlar sigorta kapsamındaki hasar bedellerini ilgili sigorta şirketlerine müracaat yaparak alabilirler. Zorunlu deprem sigortasının ödemeleri limitli. Evi tamamiyle yıkılan birinin alacağı üst sınır da 240 bin lira. Ayrıca ölüm de dahil bütün bedeni zararlar, enkaz kaldırma masrafları, manevi tazminat istekleri, kar kaybı, kira mahrumiyeti, iş durması, birçok taşınır mal, eşya ve benzeri kayıplar DASK kapsamı dışında. Özel deprem sigortanız varsa poliçenize göre ödeme alırsınız. Ancak sigortanız yoksa veya bütün kayıplar telafi edilmediyse bu noktada müteahhite, yapı denetim kurumuna veya belediye dava açma hakkınız var.

Zararın tespiti için taşınmazın bağlı bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemelerine başvurarak zarar tespiti yaptırılabilir. Mağdur da kişi veya kurumlara tazminat davasını açar. Depremden sonra 2 yıl içinde dava açmalı.10 yıl içinde tespit edilmeyen durumlar zaman aşımına uğrar.

Depremde yaşanan can kayıpları için kasten adam öldürme suçundan yargılama yapılır mı ?

Taksirle adam öldürme veya yaralama suçu kapsamında ‘bilinçli taksir’ diye bir bölüm var. Yani işin yaratacağı sonuçları bildiği halde o suçun işlenmesi durumu. İşte savcılık İzmir‘de veya diğer bir alanda deprem sonrası yaşanan can kayıplarını böyle değerlendirebilir. Hatta, komşunuz binada kolon kesip yıkıma neden olduysa yine aynı biçimde yargılanabilir. Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiil, çok sayıda insanın ölümüne veya bir ya da çok sayıda kişinin ölümüne, yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Müteahhitler kadar yapı denetim firmaları da yıkımdan sorumlu. Müteahhitler çalışacakları yapı denetim firmasını kendi seçiyordu. Bu durum, kimi inşaat firmalarınca kötüye kullanıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir düzenleme ile denetime havuz sistemi getirdi. Artık inşaatları denetleyen firmalar otomatik atanıyor. Ama bu güne kadar binlerce yapı eski sistemle denetlendi. Şimdi depremde canına malına zarar gelen vatandaşlar, müteahhit ve yapı denetim firması ile ilgili dava açabilirler. Denetim firmasının lisansı iptal olur ve görevi kötüye kullanma suçundan ceza alır. Hatta o firmanın aldığı numuneyi test eden laboratuvar bile işini doğru yapmadıysa ceza alabilir.

DASK adıyla da bilinen zorunlu deprem sigortası konusu ile ilgili yeterli bilince sahip değiliz. Bugün için ülkemizdeki binaların yarısı DASK güvencesinden yoksun. Hala yaptırmamış olanlar zorunlu deprem sigortasını yaptırması gerekiyor. Ayrıca özel şirketlerce verilen tekliflerde, poliçelerdeki ‘muafiyetler’ bölümü dikkatle incelenmeli ve sonra sigorta yaptırmalı.

DASK ile birlikte sıfır bina alanlar haklarını müteahhitlerden de talep edebiliyorlar. Müteahhitler, teslimden itibaren 5 yıl boyunca üretim hatalarından tüketiciye karşı sorumludur. Çatı akarsa, boru patlarsa tamir etmek zorundalar. Firma vaat ettiği kalitede malzeme kullanmadıysa, inşaat projeye uygun yapılmadıysa bilhassa statik projede bulunan taşıyıcı öğeleri tam anlamıyla gerçekleştirmediyse bu kez sorumluluk binanın ömrü boyunca devam eder. Evini 20 yıl önce alanlar da haklarını aramalı. Çünkü vatandaş demirin cinsini, betonunun kalitesini, çıplak gözle bakıp anlayamaz. Eğer sıfır aldığınız bina depremde hasar gördüyse önce belediyeye risk ve hasar durumunu tespit ettirmeli, sonrasında firmaya ihtarname göndermelisiniz.

Tespit aşamasında bir diğer yol da Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmak. Ancak bu durumda bir gider söz konusu olacaktır. İhtarname sonrası şikayet için arabulucuya başvurmak gerekir. Yine çözülmezse harç ödemeden tüketici mahkemesinde dava açabilirsiniz. Vatandaş DASK’ tan talep edemediği kırılan eşya, hasar sebebiyle otelde konaklama, geçici ikamet kirası ve iş kaybı gibi birçok gider kalemini de firmadan talep edebilir. Ancak firma iflas etmiş ya da ortadan kaybolmuşsa maalesef bu noktada tüketicinin bir sonuca ulaşması pek mümkün değildir.

Ne düşünüyorsunuz?

248 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Loading…

0

Belediyeler Arsa, İşyeri ve Ofis Kiralayacaklar !

Yeni Konutlar İçin Kat Sayısı Açıklandı