in

Gayrimenkul Hala Güvenilir Bir Yatırım Aracı Olarak Görülüyor

Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2021 raporunun sonuçları, İstanbul’da sektör temsilcilerinin bir araya geldiği webcast yayınında kamuoyu ile paylaşıldı.

Gayrimenkul sektörü hayli zorlu bir dönemden geçiyor.

Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2021 raporunun sonuçları, Urban Land Institute (ULI) ve PwC’nin gayrimenkul sektörünü farklı boyutlarıyla ele alan araştırması ile İstanbul’da sektör temsilcilerinin bir araya geldiği webcast yayınında kamuoyu ile paylaşıldı.

Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa raporuna göre gayrimenkul sektörünün içinde bulunduğu döngüsel gerileme, gayrimenkuldeki uzun vadeli yapısal değişiklikler ile aynı döneme denk geldi. Gayrimenkul sektörü hala negatif faiz oranlarında bile uygun getiri elde edilebilecek yatırım alanlarından biri olarak görülüyor.

Avrupa genelinde aşağı yukarı 1.000 üst düzey sektör temsilcisinin katıldığı araştırmaya göre, pandemi nedeniyle başta kira ödemelerinde yaşanan problemler ve yaygın belirsizlikten en fazla etkilenen gayrimenkul alanları perakende ve ofis olacak. Bu durum gayrimenkul yöneticilerinin getirileri güvence altına almak için nispeten daha kuvvetli oldukları segmentlere odaklanmalarına, kiracıların ve yatırımcıların operasyonel risklerini daha detaylı biçimde değerlendirmelerine neden oluyor.

Pandeminin global fon kaynaklarının dağıtımında meydana getireceği değişiklik ile sektöre yönelik sermaye akışının yine de daha fazla Avrupa kaynaklı ve yerel olacağı düşünülüyor. Katılımcıların çoğu halen Asya sermayesinin Avrupa’ya daha çok yöneleceğini öngörmesine rağmen, satın alma prosedüründen önce yatırımcıların gayrimenkulü fiziksel olarak görme imkanının ortadan kalkmış olmasının geçmiş yıllara oranla bu sermaye akışında düşüş beklenmesine de neden oluyor.

COVID-19’un etkisiyle dünyada dijitalleşmenin hızlanması ile kendini gösteren “Dijital Değişim” de yatırımcıların sektör tercihlerini etkiliyor ve lojistik, veri ve iletişim merkezleri gibi alanlar yüksek potansiyelleri ile öne çıkıyor. Yaşam bilimleri ve sağlık alanları popülerlik kazanırken, konut, yatırımcıların listesinde üst sıralarda yer almayı sürdürüyor.

Gayrimenkul yöneticileri genel görünüm hakkında temkinli. 2020 yılı Temmuz ve Eylül aylarında yapılan görüşmelere göre ticari güvenin 2021’de azalacağını düşünenlerin oranı yüzde 28 oldu. Bu oran 2019’da yüzde 13 , 2020’de yüzde 15 olmuştu. Ayrıca katılımcıların yüzde 44’ü 2021’de karlılıkta da düşüş beklediğini belirtiyor (2019 yüzde 15 , 2020 yüzde 20 idi).

Araştırmaya katılanların yüzde 88’i tahmin edilebileceği gibi epidemi ya da pandemiyi 2021 yılının en önemli endişe konusu olarak belirtmiş. Bu endişeyi yüzde 79’la uluslararası siyasi istikrar konusu, yüzde 65’le de çevre hususları izlemiş.

COVID-19 yanı sıra Çevresel, Sosyal ve (Kurumsal) Yönetişim (ESG) stratejileri çok daha çok önem kazandı. Araştırmaya katılanların çoğu COVID-19 öncesinde de çevresel etkiyi azaltmayı taahhüt ediyordu, yeni dönemde bu stratejilerinin sosyal boyutunun daha çok önem kazandığı görülüyor.

Yatırım ve Geliştirme Potansiyeli Açısından Avrupa Kentleri Sıralaması

Bu yılın raporundaki şehir sıralamaları, pandemiye rağmen likidite ve istikrar sunmuş olduğuna inanılan şehirlere odaklanarak pazara yön veren fırsatları ve temkinli yaklaşımları yansıtıyor. Yatırımcıların, Almanya’nın ülke olarak COVID-19 ile mücadelesindeki olumlu performansından cesaret alması ile Berlin, 2021’de beklentilerin en olumlu olduğu şehir olarak ilk başta yer aldı.

31 Avrupa şehrinin bulunduğu listede Türkiye’den temsil edilen tek şehir olan İstanbul, bu yıl geçen yıl olduğu gibi yine 30. sırada bulunuyor.

Gayrimenkulde Gelişen Trendler Listesi’nin İlk 10 Şehir

1. Berlin
2. Londra
3. Paris
4. Frankfurt
5. Amsterdam
6. Hamburg
7. Münih
8. Madrid
9. Milano
10. Viyana

Gayrimenkulde Gelişen Trendler Avrupa 2021 rapor sonuçlarının sektör uzmanları tarafından ele alındığı webcast yayınında konuşan PwC Türkiye Gayrimenkul Sektörü Lideri Ersun Bayraktaroğlu raporu değerlendirdi:

“Raporun başlığından da anlayabileceğiniz gibi içinden geçmekte olduğumuz dönem gayrimenkul sektörünün çok etkilendiği yalnız bu etkinin nerelere varacağını tahmin edemediğimiz bir dönem olacak. Avrupa gayrimenkul sektörü olarak son yıllarda bilhassa teknoloji ve nesillerin değişen yaşam tarzları başta olmak suretiyle birçok etken nedeniyle yaşanmakta olan dönüşüm zorunluluğu pandemi etkisi ile “acil” konuma oturdu. Ancak ne yazık ki hala doğru aksiyonların ne olacağını bilemiyoruz. Bunu çok yakın gelecekte de bilebileceğimizi de düşünmüyorum. Ancak bilhassa ofis ve alışveriş segmentleri başta olmak suretiyle yatırım kararlarının eski alışkanlıklarla alınamayacağı netleşti. Raporda bulunan ve sektörün 2021 için önemli gördüğü 27 gayrimenkul alanının ilk 10 sırasında ofis ve alışveriş merkezleri yer almıyor. Buna karşılık cazip alanlar veri merkezleri, lojistik, depo, sağlık gibi alanlar. Kent sıralamalarında ilk sıraların geçen yıl olduğu gibi bu yıl da daha çok istikrar ihtiva eden ve işlem derinliği yüksek ülke ve kentlere verilmesi de hiç muazzam değil. Listede ülkemizi temsil eden İstanbul yine sonlarda maalesef. Eski cazip günlere dönüş için o dönemin global hareketlileri yanısıra o günden bugüne değişen ekonomik ve mali/finansal mevzuat koşullarına da yakından bakmakta fayda var gibi görünüyor.”

Açılış konuşmasını yapan ULI Türkiye Başkanı Zafer Baysal şöyle dedi:

“Raporumuzda ankete katılan gayrimenkul yatırımcıları tarafından Veri Depolama/İşleme Merkezleri ve Lojistik Tesisleri sonrasında uluslararası yatırım ilgisi bakımından HAYAT BİLİMLERİ MERKEZLERİ/EKOSİSTEMLERİ bulunuyor.

Yapay Zeka ve Dijital teknolojilerdeki astronomik gelişmeler ışığında uzaktan teşhis tedaviye doğru evrilmekte olan önleyici tıp çalışmalarıyla iştigal edenler için Türkiye’deki Organize Sanayi Bölgeleri gibi hayal edebileceğimiz kümelenmiş oldukça ayrıntılı ve bütünleşik bir üstyapı ve altyapı sistemi geliştirilerek pandemi sonrası bu alana olan şaşırtıcı fon akışları ve araştırma kaynakları sebebiyle kiranın sürdürülebilirliğinin hiç problem teşkil etmediği güvenilir nakit akışına sahip ve özellikli bir ticari gayrimenkul kategorisi gelişmektedir.

10 yıl önce ilk sıralarda bulunan Karma Kullanımlı Projeler, AVM’ler ve Ofisler pandemi sonrası yatırımcılar nezdinde gözden düşerken Avrupa’da Kuzey Amerika’yı 15-20 yıl gecikmeyle takip etse de Hayat Bilimleri gibi niş kategorilerde özellikli gayrimenkul geliştirme ve kiralama iştahı çok belirgin bir biçimde ön plana çıkmaktadır. Sağlık Teknolojileri ve Tıp konusu ile ilgili dünya genelinde uzmanlara araştırmacılara sahip olan ülkemizde de Yeni Hizmete giren Şehir Hastaneleri, Tıp Fakülteleri, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Sağlık Bilimleri Üniversiteleri’nin etrafında bu tip ekosistemler geliştirmek için vakit kaybetmeden stratejik bir plan ile harekete geçmeliyiz. ”

Ne düşünüyorsunuz?

195 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Marmara Üniversitesi’nin Sınırları Değişiyor

Bakırköy Meydanı Genişliyor