in

Küresel İklim Değişikliğinin Kaçınılmaz Sonucu Kapıya Dayandı

Kuraklık tarımsal verimi düşürüyor !

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son haritası Türkiye’nin şiddetli kuraklık riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Geçen yıla oranla yağışlar yüzde 53 düştü. Meteorolojik kuraklık Türkiye’de kuru tarım alanlarında verim kaybına neden oluyor. Önümüzdeki aylarda yer altı suları ile nehirlerde debi düşüşü dolayısıyla hidrolojik kuraklık riski de var. Türkiye’nin tarımsal kuraklık için acil önlemlere ihtiyacı var.

Tarım ve Orman Bakanlığı Kuraklık Eylem Planı’nı hazırladı ancak su tasarrufu konusu ile ilgili toplumsal bilinç de gerekiyor. Konuyu uzmanlarla konuşup tarımdaki kuraklık riskinin fotoğrafını çektik. Türkiye’nin tarımsal üretimi risk altında mı ? Havzalarda, barajlarda su durumu nedir ? Neler yapılması gerekir ?

UYGUN ÜRÜN SEÇİLMELİ

Zirai faaliyetlerde su kaynaklarının etkin kullanımı, suyun miktarına ve bolluğuna uygun tarımsal ürün seçimi yapılmalı. Türkiye’de suyun yüzde 74’ü sulama amaçlı tarımda kullanılıyor. Türkiye’de tarımda hala suyun yüksek oranda israf edildiği salma sulama tekniği tercih ediliyor. Sadece yüzde 1 oranında yapılan damla sulama sistemlerinin ise hızla yaygınlaştırılması tavsiye ediliyor.

PARKLARDA ŞEBEKE SUYU KULLANILMAMALI

En hızlı su tüketiminin olduğu kentlerde beklenen su sıkıntısının önüne geçmek için ilk etapta park ve bahçelerde şebeke suyunun kullanılmasının önüne geçilmesi gerekiyor.

KURAKLIK SİGORTASI ÖNEMLİ

Çiftçinin kuraklıktan etkilenmemesi için kuraklık sigortası yaptırmasının önemi büyük. Ülke genelinde su tasarrufu hakkında hareket başlatılmalı. Yayınlar ve eğitimlerle su tasarrufu bilinci pekiştirilmeli.

STRATEJİK ÜRÜNDE STOK YAPILMALI

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’de kuru alanlarda yetiştirilen buğday, arpa, kanola ve kırmızı mercimek gibi bazı temel ürünlerin kuraklıktan etkilenme sınırına geldiğini anlatıyor. Bayraktar, “Buğday, arpa ve mercimek tek başına toplam ekili-dikili alanların yüzde 56′ sını kapsıyor. Bu ürünler Ekim-Kasım aylarında ekiliyor. Bu aylarda yağışlar geçen yılın çok altında oldu” diyor.

Türkiye’nin buğday başta olmak suretiyle stratejik ürünlerde stok yapması gerektiğinin önemini vurgulayan Bayraktar, atıl tarım arazilerinin de acilen devreye alınması gerektiğini vurguluyor.

Bayraktar, “Birçok ülke kuraklık sebebiyle verimde kayıplar yaşıyor. Türkiye sanılanın aksine de su zengini değil, yılda kişi başına düşen 1519 metreküplük su miktarı ile su sıkıntısı çeken bir ülke. WWF’in verilerine göre, Türkiye nüfusunun 2030′ da 100 milyona ulaşacağı ve kişi başına düşen su miktarının 1120 metreküpe gerileyeceği öngörülüyor. Diğer bir deyişle, artan nüfusu ve büyüyen kentleriyle Türkiye, ‘su fakiri’ olma yolunda ilerliyor.

EN RİSKLİ BÖLGE İÇ ANADOLU

Yani kısa vadede Türkiye’de kuraklığın şiddet ve süresi bugüne kıyasla çok daha güçlü hissedilecek. İç Anadolu en riskli bölgelerin başında geliyor. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği bölümünün verilerine göre, bölgeye düşen yağışta yüzde 62 oranında azalma var.

YAĞIŞ DÜŞTÜKÇE VERİM DE DÜŞER

Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı Hüseyin Demirtaş da, yağışın geçen yıla göre bu dönemde yüzde 53 azaldığını bilhassa tahıl ürünlerinin bu kuraklıktan ilk etapta zarar göreceğini söylüyor. Tahılın suya fazla ihtiyaç duymamasına rağmen yağışın dağılımında bir azalma olduğunda toprakta çimlenen ürünün çürüdüğünü dile getiren Demirtaş, bunun da verime negatif yansıyacağını anlatıyor.

ÜRETİM NÜFUSA YETMEZSE İHRACAT OLMAZ

Demirtaş, kasım ayında ekim yapanların ise yağışlar az seyrettiği takdirde ekimlerini bahara kaydırabileceklerini dile getiriyor. “Ancak ürün hasadı ekimdeki gibi yüksek olmaz. Yılda yaklaşık 22 milyon ton buğday üretimi yapmamıza rağmen 10 milyon ton da ithal ediyoruz. Bunun bir bölümünü ihraç ediyoruz fakat artık mevcut üretim Türkiye nüfusuna yetmiyor.

TAHIL AMBARINDA DURUM SON DURUM

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya’da da durum farklı değil. Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, “31 ilçemizin 28′ ine yakınında yağış yok. Acilen bu bölgeye su aktarılması gerekiyor. Mavi Tünel olmasaydı Konya’nın Çumra ve Karatay ilçelerinde tarım bitmiş olacaktı. Allah’tan ümit kesilmez fakat yüzde 10′ luk bir rekolte düştü. Yağış olmazsa rekolte diye bir şey kalmayacak” diyor. Konya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Akbulut da 2019’da 80 milimetre alınan yağışın bu yıl 30 milimetreye kadar düştüğünü söylüyor.

YAĞIŞLARDA EN FAZLA AZALMA İÇ ANADOLU’DA

2020’de ekim ve kasım ayı toplam yağışı 56.4 milimetre, normal yağış ortalaması 118.8 milimetre ve geçen yılın aynı dönemine göre yağış ortalaması ise 58.3 milimetre oldu. Ekim ve Kasım ayı toplam yağışlarında normale göre yüzde 53 ve geçen yıl yağışlarına göre yüzde 3 azalma gözlendi. Ekim ve Kasım ayı toplam yağışları, bütün bölgelerde normale göre azalma gösterdi.

Ne düşünüyorsunuz?

210 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

Google, Ofiste Çalışma Planı İçin Pilot Uygulama Yapacak

İmar Düzenlemeleri, Shwedagon Pagodasını Kent Silüetinde Öne Çıkardı